Zeynel Şahan (Dede) / Merhaba Canlar

Merhaba Canlar 20 Eylül 2017, Çarşamba

                                          Merhaba Canlar

Merhaba Ey deşti Kerbela’nın sıcak kumları, taşı, toprağına karışan 72 Şehidin kanı ve Ehlibeyt masumlarının gözyaşlarının meydana getirdiği balçıktan yaratılmış, Sevgili Canlar:

     Alevilik ne bir mezhep nede birilerinin belirttiği gibi bir tarikattır. Alevilik İslamdır. İslam’ın yıllarca süren kavgalarının neticesinde ortaya çıkmış bir yorumdur. Alevi herhangi bir mezhebe mensup değildir.  Alevi doğrudan doğruya Hz. Muhammed’in son veda haccında Gadirhum da ki hitaplarında işaret ettiği gibi onun evladına yani Ehlibeytine bağlı kalmıştır.  

    Alevi bütün dökülen kanlarına karşın zindanlarda çürüyen bedenine karşın bütün baskılarına karşın bugüne kadar Hz. Muhammed ve onun evladına sadık kalmıştır. Abbasiler döneminde mezhepler doğarken Alevilerin biz İmam Cafer-i Sadık mezhebindeniz, Caferi’yiz demeleri bundandır. Alevi ‘’çektiğim cevri cefalar sevdiğim senden ötürü ‘’demiş, Gözyaşı dökmüş. Evlat acısı çekmiş, ama Peygamberlerinin ve onun evladının yolundan ayrılmamıştır. Ne Emevi’lerin, Abbasilerin ne Osmanlıların baskıları, nede günümüz baskıları onu yolundan döndürememiştir.

     Alevi Hak bildiği yolda yürümüş ve bugünden yürümeye devam etmektedir.Sefine-i Nuh’tur evladı Ali ona yetişen tufanmı? Olur.

    Değerli Canlar

Eğer Kerbela’da akan Masum Ehlibeyt kanı olmasaydı, eğer bu kanlar üstüne dökülen Alevi gözyaşları olmasaydı, bugün İslam’dan eser kalmazdı. O kanlar ve gözyaşları, İslam ağacını yeşerten unsurlar olmuştur. Alevi günümüzde de Muaviye’cilere karanlık, güçlere karşı masumların bekçisidir.

Dostlar Perşembe günü Muharrem orucu başlıyor şimdiden tuttuğunuz oruçları Ehlibeyt için çektiğiniz yası matemi Allah kabul eylesin.

     İmam Hüseyin mazlumların, yetimlerin kimsesizlerin ve ezilenlerin hakkını aramak için sevgi ve barış dini olan İslami ortadan kaldırmayı hedefleyen Emevilere karşı İslamı korumak ve evrenselleştirmek için kendisiyle birlikte sevenlerini yarenlerini hatta 6 aylık yavrusunu dahi şehit vermiştir.

    İmam Hüseyin ve bütün 12 İmamlar ve onların soyunda gelenler sadece o günün ezilenlerini değil tüm zamanların masumlarını kurtuluşa erdirmişlerdir. Zalimin zulmüne karşı çıkmayı Tüm insanlığa öğretmiştir. Hakkın, Adaletin ve barışın hakim kılınmasını amaç edinmiştir. Bu uğurda bir damla su ya hasret kalarak kendini kurban vermiştir.

Sevgili Canlar hiç şüphesiz tüm toplumların kahramanları olmuştur. Değerleri uğruna canlarını feda eden çok kahramanlar gelmiştir. Ve bugünde vardır ama hiç biri inandığı değerler uğrunda 18 yaşında ki oğlundan, 6 aylık bebeğine varıncaya kadar bütün sevdiklerini gözü önünde şehit vermemiştir. İşte onun içindir ki İmam Hüseyin Tüm zamanların Şehidi ve kahramanıdır. Hz. Muhammed der ki; benim Ehlibeytim Nuh’un gemisine benzer binen kurtuluşa erer.

Sevgili canlar bütün baskılara, zulümlere, katliamlara karşın Ehlibeyt sevgisi ve yolu 1400 yıldır devam ediyor. Dünya var oldukça da devam edecektir. Ehlibeytin yolunda kimsenin şüphesi olmasın. O gemi okyanusları aşmış. Dünyanın en ücra köşesine kadar sevgisini muhabbetini yaymıştır. Bize düşen görev Ehlibeyt gemisine yolcu olabilmektir. İnsallah Allah Cümlemize nasip eyler.

    Sadece Muharrem ayında değil yılın 365 günü İmam Hüseyin aşkına bir damla gözyaşı dökmek en büyük ibadet dir  bizim için. Günümüzde bazıları çıkıyor neden ağlıyorsunuz diyorlar. Yıllar geçmiş Kerbela’nın üzerinde nice yıllar daha geçecek ama O öyle bir sevgi ki, öyle bir aşk ki, ancak o aşkı yaşayanlar anlar. O nasıl Alevidir ki Hüseyin için gözyaşı dökmez.

Sevgili Canlar tabi ki İmam Hüseyin de Tüm Canlılar gibi dünyasını değiştirmiştir. Ancak o günümüzün zalimlerinin de, yezitlerin de korkulu rüyasıdır. O,bugünün mazlumlarında umudu, ışığıdır ve kurtuluş sembolüdür. İmam Hüseyin gibi değerlerden yoksun yaşamak, ağlamak için yeterli neden değilmi?

    Sevgili Aleviler güneş balçıkla sıvanmaz. Birileri 12 İmamı inkâr etse de unutturmaya çalışsa da başaramazlar. Ebedi devam edecektir. Yeter ki bizler ikrarımızda dönmeyelim.

Ehlibeyt sevgisi bir nasip olayıdır.  Allah herkese nasip etmez ne kadar şanslı olduğumuzu bilelim o sevgiyi her an yaşatalım bizlere nasip olmuştur Şah-ı Merdanın ve evladının nuru ile ilmi ile Muhabbeti ile aydınlanalım.Muharrem ayında duygularımızı en üst seviyede İmam Hüseyin ve Masumlar aşkına paylaşalım.Sevgiyi,şefkatı,merhameti ve paylaşımı elden bırakmadan cemevlerinde toplanalım kerbelayı dolu dolu analım. Nede çok İmam Hüseyin’e ihtiyacı var insanlığın hele bu süreçte. Artık cenazelerimizin bile ayrıştırıldığı bu süreçte.

    Biz 12 gün orucun sonunda Aşure pişiririz. Aşureyi bir anlayalım birilerinin sandığı iddia ettiği gibi sıradan bir tatlı mı? Yoksa Alevilerin ifade ettiği gibi bir cem mi? İçerisine koyulan yemişlerin her birinin ayrı tadı, ayrı güzelliği var. Ama bir kazana girip kaynadığında ayrı tadı var. İşte farklı yemişlerin oluşturduğu Cem’dir. O bütün evrenin birliğini, beraberliğini ifade eder. Aşure’nin içinde sevgi vardır, aşk vardır, gözyaşı vardır. Tüm canlıların ortak özelliği gözyaşı aynı renktir. Aşure bir olmanın, diri olmanın, iri olmanın ifadesidir. Aşure bayramlarda sunulan tatlı değildir. Kerbela şehitlerinin acısının ifadesidir. Ehlibeyte olan sevginin devamlılığıdır. Ehlibeyte duyulan muhabbetin tadır. Tabi ki Aşureyi anlamayanlar için sadece tatlıdır. Varsın birileri de öyle bilsin. Anlasaydılar Aşure’nin anlamını Ehlibeyte zulüm yaparlarmıydı.  İmam Hüseyin’i anlamayan Aşure’yi ne anlasın. İmam Hüseyin’i anlasaydılar, tanısaydılar. Güzel Muhammed’in öptüğü gerdanın da hiçbir zalimin haksızlığın karşısında eğilmeyen o başı bedeninde ayırırlarımıydı.

    Aşk-ı Muhabbetlerimle Aşk olsun. Hz. İmam Hüseyin’in sevgisi gönüllerimiz nurlandırsın.  20.09.2017                       

                                            Kâğıthane Hacı Bektaş Veli Kültür ve Tanıtma Derneği

                                                                                        Başkan

                                                                                Zeynal  Şahan Dede